Kırağı
  • WpView
    Reads 130
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Mar 20, 2026
Düşünün sevdiğiniz insan yanınızda ama ona dokunamıyorsunuz. Bir el uzatmak, bir omza yaslanmak bile yasak. Bu sizin için zor olmaz mıydı? Hastasınız ve bu hastalık hayatınıza görünmez duvarlar örüyor. Dört duvar arasında, nefesle bile mesafe koyarak yaşıyorsunuz. Böyle bir hastalık mı var? diye sormayın var. Adı Kistik Fibroz. Hayat ve Direnç aynı kaderi paylaşan iki genç. Bir hastane odasında, yalnızca gözleriyle konuşuyorlar. Aralarında sadece üç adım var ama o üç adım, aşılması en zor mesafe. Dokunamadan sevmeyi, sarılamadan özlemeyi öğreniyorlar. Her gün, imkânsız denilen şeye tutunarak direniyorlar. Onların hikâyesini okumak, acılarına ortak olmak sizin elinizde. Bırakın onlar yaşamak için savaşsın... Siz sadece okuyun ve kalbinizde onların nefesini hissedin.
All Rights Reserved
#1
direnmek
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Doğudan Batıya
  • RÜZGARIN MELODİSİ | TEXTİNG
  • KIZIL AFET
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • Aksay Aşireti (Gerçek Ailem)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines