Kaderin Tutsakları
Ahh... Miran..." diye mırıldandı Naz "Tenin... ateş gibi."
Miran yavaşça aşağıya doğru indi. Nazın bacaklarını iki yana ayırdı, dizlerini yatağa bastırdı. Nazın nefesi hızlandı, göğsü inip kalkıyordu. Parmaklarını yastığı sıkarken, Miranın dudakları onun en mahrem yerine ulaştı.
Bir anda bütün vücudu kasıldı.
"Ahh... evet... orası... Miran! Lütfen... devam et..." diye inledi, sesi neredeyse yalvarır gibiydi.
Miranın dili her kıvrımında gezinirken, Naz kıvranıyor, yatağın çarşaflarını avuçluyordu. Bazen başını sağa sola atıyor, bazen vücudunu ona doğru bastırıyordu.
"N'olur... Miran... bırakma... beni çıldırtıyorsun..."
Miran onun zevkle titreyen hâline bakarken, dudaklarının arasında mırıldandı:
"Senin bu hâlini izlemek... cehenneme bile değer, Naz"
Nazın sesi artık kontrolsüzleşmişti. Titreyen bir sesle haykırdı:
"Yap artık şunu Miran... lütfen! Dayanamıyorum artık!"
Miran, kendini dizlerinin üzerine kaldırdı. Bedeninin ağırlığını lorine verdiğinde ikisinin nefesi birbirine karıştı. Bir bakış, bir temas... ve sonra tek bir hamlede birleştiler.
Nazın ilki olduğu için yaşadığı acıyla çığlık attı.
"Ahh! Miran acıyor"