Kendime gelerek "in üzerimden ya" dedim.
"İndirsene" dedi.
"Ya bırak, uyumaya gidecegim ben" dedim
"Uyutayım" dedi
"Kalksana artık, biri görüp yanlış anlayacak" dedim
"Sikimde degil" dedi.
Ne yapacağım ben her, sözüme bir cevabı var maşallah.
Ama ben burda daha fazla kalamam ki, çok sıcak bastı, içimde bir volkan patlıyor sanki, kasıklarımda hissettiğim bu sıcaklıkta neyin nesiydi böyle.
Hayır daha fazla dayanamam buna, yanlış bir şey olabilir aramızda ve bu olursa ondan nefret etmek istemiyorum, ama onu durduramıyorumda, istiyorum ama yapamıyorum.
İki elimi kaldırıp, gögsüne koydum, ama itemedim, itmek için yaptım bu hareketi, ama itemedim.
"Kalk artık üstimden Ravin lütfen, ya kalsana" dedim
Gözleri ile ellerimi işaret etti ve "it, itsene kalkmam için"
Yapmadım.
Yapamadım.
Bir eli ile iki bileğimi
Yakaladı ve üzerinde birleştirdi, bir eliyle de yanagımı okşayama başladı ve, gözleri koyulaşarak dudaklarımda oyalandı tam o anda kahretsin ki müziğin orta kısmı çalmaya başladı.
Geçilmez gurbetin sokaklarından
İçilmez suları pınarları dan
Öptügüm o ıslak dudaklarından
Ötügüm o ıslak dudaklarından.
Şatkının bu kısmı çalarken gözleri sadece dudaklarımdaydı, dudaklarımı gözleri ile yakıyordu, alev alıyordum ama söndürenım sadece o olmalıydı.
Ne yapıyordum.ben, ama.....ama o benim kocamdı degilmi, ben de onun karısıydım.
"Efil, sen insanı dinden imandan çıkartırsın" dediğinde.
"Niyeymiş, insanda çıkmasın o zaman imandan dinden" dedim.
Güldü, insanın ona aşık olacak kadar güzel bir gülumsemesi vardı, kahretsin çok güzel gülüyordu ve insan onu sırf güldü diye, gülüşünü ödül olarak kabul edebilirdi ve teşekkür için onu nefesini kesene kadar öpebilirdi.
Nasıl lurtulacagımı bilmediğim için "şey, artık üzerimden kalkarmısın acıktım ben"
"Doyurayım mı" dedi.
All Rights Reserved