"Her ailenin bir sırrı vardır. Bizimkilerin ise mezarlığı."
22 yaşındaki Enes Korkmaz, babası Haluk'un sağındaki sandalyede, annesinin hayaletiyle ve babasının beklentilerinin ağırlığıyla oturuyor. Masada soğuyan yemek, kulaklarında ise onu çocukluğunda öldüren o kahkahanın yankısı var: kuzenleri Alaz'ın sesi.
Enes, altı yaşında annesini, dokuz yaşında ise kuzenlerinin kurduğu tuzakla kendi güvenini kaybetti. Şimdi, Korkmaz ailesinin kalbinde, soğuk ve sessiz bir savaşın tam ortasında. Bir yanda, onu "zayıf" gören ve tahtını ele geçirmek için pusuda bekleyen amcası Levent ile oğulları Alaz ve Yiğit. Diğer yanda, acısını öfkeye dönüştürmüş, sevgisini kaybetmiş ve oğlundan yalnızca güç bekleyen babası Haluk.
Ancak Enes artık o korkan çocuk değil. Annesinin sandalyesinin altında bıraktığı son mesaj, onun için bir talimata dönüştü: "Güçlü ol küçük aslanım. Ama kalbini asla taşlaştırma."
Bu, bir iktidar savaşından çok daha fazlası. Bu, bir insanın küllerinden doğuş hikayesi.
Karanlık aile sırları, ihanetlerle örülü bir iktidar mücadelesi ve kalbini korumaya çalışan bir adamın içsel yolculuğu... MİRAS, sevginin ve nefretin, zayıflığın ve gücün, geçmişin ve intikamın kesiştiği bir psikolojik seri gerilimin ilk perdesi.
Batın, çocukluğundan beri ringlerde büyümüş, yumruklarıyla hayatta kalmayı öğrenmiş bir boksördür.
Arya ise onun tam zıttı gibi görünen ama aslında en büyük dayanağı olan kız...
Çocukluk arkadaşlığı, lise aşkına dönüşür. Güvenli, sağlam, "hep böyle sürecek" denilen bir ilişki.
Ta ki...
Bir gece gelen tek cümlelik bir mesaj her şeyi yerle bir edene kadar:
"Ayrılalım."
Ne açıklama vardır, ne yüz yüze konuşma.
Ertesi gün Batın yoktur.
Okulda yoktur.
Telefonlar kapanmıştır.
Evini boşaltmıştır.
Ailesi ortada yoktur.
Batın, Arya'nın hayatından bir gecede silinir.
Arya yıllarca bu terk edilişin nedenini bilmeden yaşar.
Cevapsız sorularla, yarım kalmış bir aşkla...
Ama pes etmez. Kendine bir yol çizer.
Fizyoterapist olur. Hayalini kurduğu mesleği yapar ve Amerika'ya gitmeye karar verir.
Ve kader...
Amerika'da bir boks şirketinde fizyoterapist arandığını görür.
Başvurur. Kabul edilir. Yeni bir hayat kurduğunu sanarken..
Karşısına çıkan isim kalbini yerinden sökecek kadar tanıdıktır:
Batın.
Artık dünya şampiyonluğuna oynayan, soğuk, mesafeli, ünlü,ringde acımasız bir boksör.
Ve Arya'nın hiç tanımadığı kadar yabancı.