Savaşta Herşey Mübahtır
Birlikte oldukları sürece her şeyin üstesinden gelebileceklerini düşünen, birbirinden farklı beş kız...
Aralarından birinin söylediği yalanı öğrenirlerse ne olur? Hangileri kalır, hangileri gider? Kimler gerçekleri görür? eliz'in feda ettiklerine değer mi, yoksa yüzüstü mü bırakılır?
Peki, yeni okullarında onları neler bekliyor? Duygusallığın olduğu kadar eğlenceli olan bir hikâye.
🌸
İnsanoğlunun istedikten sonra her şeyi yapabileceğine inanırım; daha doğrusu inanırdım. Ama öyle olmuyormuş. Bazı şeyleri isteyip çabalasak bile olmuyor. İşte, bunları kabullenmek gerekiyormuş; bunlarla yaşamayı öğrenmek gerekiyormuş. Ama ne olursa olsun neşemizi kaybetmeyelim, her şeyi gülümseyerek kabullenelim, acı da olsa.
Büyükbabamın büyükanneme söylediği bir söz vardı:
"Her şeyini kaybet, neşeni kaybetme."
Bazı şeyler doğru gitmemeye başladı. En yakın arkadaşımı kurtarırken nereden bilebilirdim kendime bir düşman edineceğimi? Her şeyi düzene sokmaya çalışırken yaptığım anlaşmayla daha çok batağa saplanacağımı, arkadaşlarımdan sakladıklarım yüzünden yalnız kalacağımı...
🌸
Benden hemen kurtulmak istiyor olacak ki, hiçbir şey demeden elime bir kâğıt tutuşturdu. Kâğıttaki adrese bakarken aklıma gelen fikirle sinsice sırıttım. Kâğıtta "Menekşe Mahallesi, 180. Sokak" yazıyordu. Buraya kadar doğru geldiyse, sadece hangi bina olduğuna karar verememiş demekti. Kat 3'tü.
Bu sokakta belalı 3. katta oturan kim vardı ki? Tabii ki Lan Yasin Dede... Aklının gidip gelmesiyle geçen gün yanlış gelen kargocuyu hırsız sanıp tüfeğini adama doğrultmuştu.
Başımı kâğıttan kaldırıp,
"Şuradaki pembe bina," dedim.
İstediği cevabı alan adam, elimden kâğıdı çekip aldı.