Kiralık Yıllar

Kiralık Yıllar

  • WpView
    Reads 98
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 29, 2026
Birkaç dakika sonra Nil abisinin elindeki yarayı görmüştü . "Ne oldu eline?" Diye sordu. "Yok bişey , cam kırığı batmıştı temizledim." Dedi. Önünde not aldığı defterden kafasını kaldırarak. "Canın yanmadı mı?" Diye sordu tekrardan. "Hayır, yanmadı" diye karşılık verdi yüzündeki tebessümle. "Derine batmamıştır o zaman " "Hayır, derine batıp batmaması çok önemli değil." "Önemli olan ne o zaman ?" "İz bırakıp bırakmaması." "İz bırakınca ne olur ki ?" "Baktıkça hatırlarsın ,yara yine kanar" dedi yüzündeki tepessüm silinmiş önüne dönmüştü.
All Rights Reserved
#13
i̇z
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • HUZURLU BİR YAZ DİLİYORUZ (Texting) |ARA VERİLDİ|
  • Nazar Eyle
  • Tahtın Gölgesindeki Aşk
  • 🧩YAPBOZ PARÇASI🧩
  • Gölgelerin Laneti
  • ÇAKMA MAFYA//TEXTİNG
  • KUYU (+18)
  • İstanbul'un En Güzel Masalı
  • ANKET

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines