"Geçmedi, Süreyya. Geçmez. Benim sende açtığım yaralar bin kere öpsem de iyileşmez."
Süreyya o soğuk kış gecesi babası tarafından yaka paça evden atıldığında her şeyin onun için bittiğini sanmıştı. Ta ki karanlığın içinden gizemli bir yabancı, ona reddedemeyeceği kadar cazip ve bir o kadar da tehlikeli bir teklif sunana kadar.
Süreyya, sıradan ve çaresiz bir hayattan kurtulmak için kabul ettiği teklifle kendini İstanbul'un en karanlık ve korkulan yeraltı liderlerinden Yavuz Şahverzâde'nin tehlikeli dünyasında bulur. Keskin zekası, soğukkanlılığı ve sadakati sayesinde kısa sürede Yavuz'un en yakınındaki gizli sağ kolu haline gelir. Yeraltı dünyasındaki her hamle artık onun parmaklarının ucundadır.
Başlangıçta tamamen profesyonel ve mesafeli dayanan bu iş ortaklığı, zamanla ikisi için de kontrolünü kaybettikleri tehlikeli bir çekime dönüşür.
Süreyya'nın Yavuz'a beslediği kaçınılmaz aşk, Yavuz'un karanlık dünyasındaki tek zaafının Süreyya olmasıyla değişir.
"Bir kelebeğin alevle olan imtihanı gibiydi onunla yaşamak. Yanacağını bile bile o yangına kanat çırpmak, beni kül eden bir adamın gölgesinde bile soğuktan korunuyor gibi hissettirmişti."
NOT!
Kurgu, 1920 yılının İngiliz işgali altındaki İstanbul'unda geçmektedir. Bu kitapta geçen kurum, kuruşuş ve olaylar tamamen hayal ürünüdür, gerçeği yansıtmamaktadır. +18 içerik ve tetikleyici unsurlar içerir.
KÜLLER ve KARANFİLLER, SON MEKTUP İSTANBUL'A OLMAK ÜZERE İKİ KİTAPLIK BİR SERİDİR.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang