VELORA
  • WpView
    Reads 219
  • WpVote
    Votes 57
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 29, 2026
Velora'da karanlık öğretilmezdi, solunurdu. Her nefeste biraz daha içlerine işlerdi. Karanlığa zamanla gözleri alıştı, sonra kalpleri unuttu. Işık diye bir şey varmış derlerdi bir zamanlar. Gözleri acıtır, teni yakarmış. Onlar çocukken o kelimeyi öğrenmeden unuttular. O karanlıkta büyüdü. Karanlık ona yön verdi, adını koydu, onu adam etti. "Gölgelerde kalan, asla yanılmaz," dediler. Belki de haklıydılar. O hiç yanılmadı da hissetmedi de. Birini öldürdüğünde kalbi sessiz kaldı.Birini bağışladığında da kalbi sessiz kaldı. Velora'da duygular işe yaramazdı çünkü ışık duygulardan doğar, ve burada kimse doğmak istemezdi. İnsan, karanlığın kötülüğünü ışığın varlığıyla anlardı; çünkü ışık, yalnızca aydınlatmaz, aynı zamanda kurtarırdı. ❄🩵
All Rights Reserved
#43
duygu
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KELEBEĞİN KÜLLERİNDEN
  • ~KIRIK MASUMİYET
  • Gölge Dansı
  • Tell Me You Love Me •Lisa×Kook
  • BAŞKA HAYATTA/GİYUSHİNO
  • Cadının  Laneti
  • VARESTE
  • SÖNEN KİBRİTİN KÜLLERİ
  • enkaz altındakiler 2
  • Kan Ve Kül

𐚁. ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ❛❛ Kelebeğin ruhu yara aldığında, kanatları kesilip geriye onu o yapan hiçbir şey kalmadığında; intihar ipinde sallanmak o kadar acı verici olamaz aslında. Kanatlarını kül gibi yakan ateşe atıldığında, bir günlük ömrünün olduğunu bilmiyor muydun aslında? Biliyordun. Masallara inanmayı tercih ettiğinde, sonuçlarından ⎯geriye elinde kalan boşluğun içini neyle doldurursan doldur. İşe yaramaz. Çünkü Pamuk Prenses, bir yabancının elmas elmasına kanacak kadar yalnız bırakılmasaydı, ölümle uyku arasındaki farkı zehirli bir ısırıkta öğrenmezdi. Ariel, sesini kaybetmenin bedelini bilseydi, ait olmadığı bir dünya uğruna kendinden vazgeçmezdi. Çünkü Malefiz, kanatları kesilmeseydi kötülüğü bir kimlik gibi taşımak zorunda kalmazdı. Sevdiği tarafından ihanete uğramasaydı, acıyı lanet sanacak kadar sertleşmezdi. Gücün, korunmak için örülen bir diken çiti olduğunu öğrenmeseydi, sevgiyi uykuya mahkûm etmezdi. Ve kimse, yarasından bir taht kurmak zorunda bırakılmasaydı, karanlığı seçtiği için değil, karanlığa itildiği için hatırlanırdı. Çünkü masallar, yaralı ruhlara merhem diye anlatılır. Oysa çoğu zaman yarayı saklamaktan başka bir işe yaramaz. Kelebek, kozasını yırtarak doğduğunu unutur; uçmanın bir mucize değil, bir bedel olduğunu bilmezden gelir. O bedel ödenirken alkış tutanlar, kanatların neden titrediğini hiç sormaz. Ve insan, kendini eksilten her fedakârlığa ⎯kader dediğinde; acı, kutsal bir sabra, yalnızlık, seçilmişliğe, tahammül ise sevgiye benzetildiğinde geriye kalan şey, yaşamaktan çok hayatta kalmaktır. Oysa kül olan kanatlar yeniden çıkmaz. Masal bittiğinde, prensler gider, büyüler bozulur, ve ip hâlâ oradadır⎯sadece bu kez boyna değil, göğüs kafesine dolanmıştır. ❜❜ Kalbi katran serisi I.

More details
WpActionLinkContent Guidelines