SİLSİLE 1(DÜZENLENECEK)

SİLSİLE 1(DÜZENLENECEK)

  • WpView
    Leituras 2,316
  • WpVote
    Votos 1,747
  • WpPart
    Capítulos 25
WpMetadataReadMaduroEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização sáb, abr 18, 2026
İhanet bir seçim midir, yoksa insanı hayatta tutan son mecburiyet mi? Hayat, bazen doğru olanla yapılması gerekeni birbirine karıştırır. Ve insan, ancak arkasına baktığında anlar: Hiçbir karar bedelsiz değildir. Sırlar açıldıkça bağlar çözülür, güven parçalanır, sevgi sessizce geri çekilir. Kimi zaman hayatta kalmak, bir başkasına değil, kendine ihanet etmeyi gerektirir. Ve bazen en ağır ihanet, arkanda bıraktığın kişiye edilir. Peki insan, kendisini koruyacağını söyleyen birine ihanet edebilir mi? "Sana zarar verecek herkesi ortadan kaldırırım, Derin. Ama beni karşına alırsan... o zaman seni ben bile koruyamam." Güç, hırs ve karanlık anlaşmaların gölgesinde, yirmi altı yaşındaki adli psikolog Derin Karacahan tek bir seçim yapmak zorundadır: İhanet eden mi olacak, yoksa ihanete uğrayan mı? (Not: Hikâye tamamlandığında kitap daha çok yakıştığını düşündüğüm yeni adıyla devam edebilir.).
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • İçimdeki Yabancı
  • KARA KEDİ
  • Dini bilgiler
  • KAYIP RUHLAR GÜNLÜĞÜ
  • EPOCHİAL EFSANESİ:LOTUS ÇİÇEĞİ
  • SIRLAR VE ARZULAR
  • Göldeki Ev (Kitap Oldu)
  • Cehennem çiftliği
  • Tanrı'nın Unuttuğu Okul
  • ÖLÜLERİN DÜNYASINDA!

•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo