Alatav Koleji'nin soğuk duvarları arasında, sadece bir dekor gibi pencereden dışarıyı izlemeye mahkum edilmiş isimsiz bir figürandım.
Kaderin karanlık bir oyunuyla, okulun buzdan kraliçesi Yeşim Valeska'nın bedeninde uyandığımda, artık sadece izlemekle yetinmeyecektim.
Hayranı olduğum o görkemli varislerin, Taçlılar'ın parıltılı dünyasına adım attığım an, gerçeğin satırlarda anlatılandan çok daha keskin olduğunu fark ettim.
Sahte mükemmelliklerin, fısıltıyla dolaşan sırların ve tehlikeli bakışların arasında, bu okulda her rol yeniden yazılabilirdi.
Figüran yoktu artık. Şimdi kraliçe, kendi yerini almak için sahneye çıkıyordu.
''Gözlerimin içine bak Duryoşka... Kurduğun o zavallı oyunların beni yıkacağını mı sandın? O siktiğimin ihanetinin hesabını bana sike sike vereceksin. Kaçışın yok, artık Alatav senin mezarın.''
All Rights Reserved