Her gün aynı nakarat: Aynı iş, aynı patron, aynı ütüsüz pantolon... Ama o durak başkaydı. Dağınık saçları ve soğuktan kızarmış parmaklarıyla o adam, hayatımın en güzel çizimini yapıyordu habersizce. Ona bir teşekkür borcum vardı, evet. Ama bu teşekkür, kalbimin daha önce hiç bilmediği bir korkuyla ve heyecanla birleşince işler değişti. Kavuşmak bu kadar zorken, bir otobüs durağında uykuya dalıp rüyanda ona dokunmak bir hata mıydı, yoksa bir uyanış mı?"
Alle Rechte vorbehalten