KÖR KOZA

KÖR KOZA

  • WpView
    Reads 1,457
  • WpVote
    Votes 120
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 7, 2026
Hayatını kurtarmak için tüm sonuçları göze alan Miryam'ın evinden ayrılışı planladığı gibi gitmedi. Bir güverteye bindirilip yabancı kimseler tarafından kaçırıldığında özgürlüğün yalnızca hayal olabileceğini düşünüyordu. ÖDH'de görev yapmış tecrübeli asker o gün onu kurtarmak için özel olarak görevlendirildiğinde bir kadına umut ışığı olacağını bilmeden sarıldı silahına. Kader yıllar sonra ikisini yeniden bir araya getirdi, bu defa bir asker ve rehineden çok daha fazlasıydılar. Adını koyamadıkları bir hisse karşı kör kalmayı tercih ederlerken aldıkları kararlar kendileriyle başlattıkları bir savaştı aslında. Miryam kurtuluşu bir çift mavi gözde buldu, o gün cesaretli olmayı denedi ve topuklu ayakkabısını çıkarıp askerin sırtına atarken ilk defa derin düşünmeyi reddetti. "Evlen işte diyorum benimle!"
All Rights Reserved
#372
mizah
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • METRUK
  • DÜZCELİ MEHMET {TAMAMLANDI}
  • GÜZEL ZAAFSIN! (Tamamlandı)
  • Gecenin Uğultusu
  • Yeniden mi Aşk?(TEXTİNG)
  • Yasak Adım
  • Kızlar İçin Lise Tavsiyeleri
  • KOMŞU MÜZİĞİ - Aşıklar Serisi 2
  • BÖĞÜRTLEN MUCİZESİ
  • ATEŞ VE BARUT (ASKER)
METRUK

"Sen ne yaptığını sanıyorsun?" Diye sordu, sakin kalmaya çalışarak. Gözlerini yumdu kısa bir süre, sakinleşmek için. "BEN, SEN YAŞA DİYE KOKUNA HASRET KALMIŞKEN; SEN KENDİNİ NASIL TEHLİKEYE ATARSIN?!" Diye bağırdı. Sinirle gözlerimi kırpıştırdım. "Ben yaşayayım diye öyle mi?" Diye sordum, boş gözlerle. "Ya sen beni nasıl bıraktın? Nasıl?" Diye sordum, merakla gözlerine bakarken. "Annem öldü ya benim! Annem!" Dedim, sesim titremişti. "Benim sana ihtiyacım vardı, yaşamaya değil," dedim sertçe. Bakışlarım ifadesizdi, şuan ona olan sinirim, sevgimden daha fazla. Ne zaman terazi terse döner, o zaman ben ona sarılabilirim. Sinirle kollarımı iki yana açtım. "AL! YAŞIYORUM!" Diye bağırdım. Dudaklarımdan alaylı bir kahkaha döküldü. "Tabii buna yaşamak denirse," dedim. Baş parmağımı tam kalbine yasladım. "Korkaksın sen," dedim, hiç acımadan. Onu arkamda bırakıp odadan çıktım. Asıl benim hikâyem şimdi başlıyordu...

More details
WpActionLinkContent Guidelines