SON HASTAN BENİM

SON HASTAN BENİM

  • WpView
    Reads 209,454
  • WpVote
    Votes 14,997
  • WpPart
    Parts 32
WpMetadataReadComplete Wed, Sep 9, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
Action and Thriller
Mystery
Sekiz yıl boyunca aynı sıraları, aynı hayalleri ve aynı yorgunluğu paylaşan iki genç doktor adayı... Üniversitenin kalabalık amfilerinde başlayan bu sessiz aşk, yıllar içinde derinleşir, fedakârlıklarla büyür ve bir evlilik hayaline dönüşür. Azra, sevdiği adamla kuracağı gelecek uğruna mesleğinden vazgeçmeye bile hazırdır; çünkü ona göre bazı aşklar, her şeyden önce gelir. Ancak bir sabah, her şey tek bir notla altüst olur. Geride kalan cevaplanmamış sorular, yarım kalan hayaller ve söylenememiş gerçeklerdir. Azra için asıl yıkım, terk edilmekten çok, neden terk edildiğini asla bilememektir. Üstelik bu gidişin ardından hayat, ona sessiz ama sarsıcı bir gerçeği daha bırakır: Azra hamiledir. Sevdiği adamdan geriye kalan tek bağ, karnında büyüyen bir bebektir. Yıllar Azra'yı anneliğe, yalnızlığa ve mecburi bir olgunluğa taşır. Geçmişi kalbinde mühürlü tutarak yaşamayı öğrenir; bazı yaralar kapanmaz, sadece alışılır. Ta ki bir gün, tesadüf sandığı bir an, kaderin gecikmiş yüzleşmesine dönüşene kadar... Bir trafik kazasına ilk yardım eden Azra, yaralıyla birlikte hastaneye gittiğinde, onu karşılayan doktoru gördüğünde zaman yeniden durur. Karşısındaki adam, yıllar önce bir not bırakıp giden, hayatını yarım bırakan adamdır. Artık roller değişmiştir: Azra bir hasta yakını değil, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadındır; adam ise suskunluğunu beyaz önlüğünün arkasına saklayan bir doktordur. Bu kitap; yarım kalan bir aşkın, yıllar sonra beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden açılan yaralarını, söylenememiş gerçekleri ve bir çocuğun varlığıyla daha da ağırlaşan sırları anlatıyor. Azra'nın hikâyesi, aşkın zamana yenilmeyen hâlini, kaçılan geçmişin bir gün mutlaka karşıya çıkacağını ve bazı hesapların asla kapanmadığını hatırlatıyor.
All Rights Reserved
#2
pişmanlık
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • LEVAİC | ANKARA DENİZİ GÖZLERİN SERİSİ
  • TOZLANMIŞ SEVDA
  • Sessiz Yemin
  • Lafügüzaf (Kitap Oldu)
  • Sarmaşık
  • UZLET (Tamamlandı!)
  • SOYADINDA ZİNCİR
  • Virane Kelebek [Berdel]
  • RUH-U REVAN
  • UÇURUMA KANAT ÇIRPMAK

KİTAP: 13 MART 2020 tarihinde LEVAİC ADIYLA yayımlanmıştır. Çalınması söz konusu değildir. "Bir özür dilemenle yılların bedelini ödeyemezken, bir bakışınla bütün acılarımı nasıl unutturabildin?" "Onu içimde yaşatmak istiyorken ruhumu kaybettim. Bir tarafım kalbime gömdüğüm bu adamı hayal ediyorken, diğer yanım onun gerçek haliyle yüzleşmek istiyordu. İmkansızlığına inat bu yüzleşmeyi uzun bir süre beklettim. Hayal ettiğim halini, gönlümün gözüyle gördüğümü şiirlerimde anlattım. Onun gözünde bir hiç olduğumdan cümlelerimi gizli tuttum, insanlara gösteremedim. Benim geride bıraktığım on sekiz yaşında çocuktu. Şimdi olgunlaşmış, kendi ayakları üzerinde durmuş bir adam vardı karşımda. Ama onun gözlerine baktığımda o toy çocuğu görüyordum. Beni hiç sevmediğini söyleyen, yaptığım saygısızlıkta dilediğim özrü bile kabul etmeyen. Umut verişini bile bile bana karşı mağduru oynayan. Şimdi kendini açıklayıp, vicdan yapmıştı fikrimce. Yüzleşmemizi merhameti adına yapıyor sanıyordum. Ama değilmiş. Benden özür dilediğinde o pişman olmuş gözlerini gördüm. Bana resmen bir hataya karşı bu kadar bedel ödetilmez diyordular. Ona bana bunları yaşatmaması gerektiğini defalarca söylemiştim. Eğer gün gelir gözlerime bakarsa, kırgın olduğumu görürse gönlünün acıyla dolacağını biliyordum. En çıkmazda olduğum kısım da burasıydı işte; onun da en çok korktuğu tarafı. Bana zamanla aşık olacağını hissediyordum. Kalbimizin aşk ateşiyle yanacağını, levaic olacağımızı anlıyordum.

More details
WpActionLinkContent Guidelines