Cezair'in sözleri odanın içinde yankılanıp sustuğunda zaman sanki ağırlaştı. Kalbim göğsüme sert sert vuruyordu. Söylediği şeyin anlamı yavaş yavaş zihnime oturuyordu: onunla evlenecektim. Sahte de olsa... bir yabancının soyadını taşıyacaktım.
Bakışlarımı kaçırmadan ona baktım. Yüzünde en ufak bir tereddüt yoktu. Sanki az önce hayatımın yönünü değiştirecek bir teklif değil de sıradan bir iş anlaşması yapmıştı. Parmaklarının arasındaki sigarayı küllüğe bastırdı, sonra arkasına yaslanıp beni incelemeye başladı. O bakışta ne şefkat vardı ne de sabırsızlık. Sadece hesap vardı.
"Düşünmen için zaman vermem," dedi düz bir sesle. "Ya şimdi kabul edersin ya da bu kapıdan çıkarsın."
Boğazım kurudu. Aklımda amcamın yüzü belirdi. Soğuk bakışları, tehditleri, zorla kurulacak bir nikâh masası... Sonra babamın sesi. Çocukken saçımı okşadığı o sıcak ton. Gerçeği öğrenmeden pes edersem ona ihanet etmiş olacaktım.
Korkuyordum. Hem de çok. Ama korku bazen insanı kaçırmaz; köşeye sıkıştırır ve savaşmaya zorlar.
Derin bir nefes aldım.
"Gerçekler ortaya çıktığında herkes yoluna, değil mi?" dedim.
Cezair başını hafifçe eğdi. "Aynen öyle."
Bir saniye daha sustum. O bir saniyede eski hayatım arkamda kapandı sanki. İçimdeki titremeyi bastırıp gözlerinin tam içine baktım.
"Kabul."
Kaşının biri belli belirsiz kalktı. Bu cevabı bekliyordu ama bu kadar net söylememi beklemiyordu. Ayağa kalktı, ceketinin düğmesini ilikledi.
"Güzel," dedi. "O zaman bugünden itibaren rolün başlıyor."
Bu cümleyle birlikte kaderim imzalanmış gibiydi. Artık geri dönüş yoktu.
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi.
Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi?
"Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum.
Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu.
"Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."