Gül Kokusu | Mahalle

Gül Kokusu | Mahalle

  • WpView
    Reads 113,584
  • WpVote
    Votes 5,459
  • WpPart
    Parts 20
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Aug 28, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
Erotica
Slow Burn
Happy Ending
Uyarı: Mahalle kurgusudur. Yaş farkı, +18 (yetişkin içerik) bulunur. Çürüyen bir ruh, tatlı bir gül kokusuna farkında veya değil bulandığında meftun olmaktan başka bir şansı yoktur. Çünkü tek dalı Gül'ün dikenleridir. "Ben ne yaptığı belli olmayan, uçarı bir adamım ama sen... sen benden bile daha olgun, hayat dolusun. Neden ruhu çürümüş bu adamın yakınında dolaşmasına izin veriyorsun? Benim elimden kaçan ipleri neden tutuyorsun?"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Seyirlik Bebek
  • ZEMHERİ
  • AYRILIK SONRASI
  • AŞKIN DIŞAVURUMU| TAMAMLANDI
  • LEVAİC | ANKARA DENİZİ GÖZLERİN SERİSİ
  • ŞEYDA BÜLBÜL
  • Yazgının Oyunu
  • Aramızdaki Aşk
  • SENİ YAZDIM KALBİME
  • Mokita Aşk
  • İHTİYACIN OLAN O AŞK
  • Sarı Laleler
  • BALLICA MAHALLESİ
  • GÖRÜCÜ MÜ ?
  • KALBİMDEKİ HANÇER
  • PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
  • Amor Fati
  • Yıldızlar Şahidim Olsun | Mahalle Kurgusu
  • Do Re Mi /  AŞK SARMALI - Yarı Texting
  • KUZEY KUTBUNDAN ADAM

Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines