Damla Düşen Yer

Damla Düşen Yer

  • WpView
    Reads 16,750
  • WpVote
    Votes 1,718
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 8, 2026
Damla Düşen Yer... Damla, on altı yaşında. Ama ruhunun bir kısmı hâlâ on dört yaşında kaldı. Doğduğunda kaçırıldı. Yıllarca bir yetimhanede büyüdü. Ve on dört yaşında, kimsenin adını koymadığı şeyler yaşadı. Şimdi ailesi onu buldu. Ama bazı yaralar bulunmaz. Bazı travmalar, eve dönmekle iyileşmez. Kalabalık bir aile, suskun bir kız... Geç kalınmış bir kavuşma. Ve öğrenilmesi gereken tek bir gerçek: Bazen düşülen yer, insanın en çok kanadığı yerdir.
All Rights Reserved
#261
gerçekailem
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KOD ADI: GÜNEŞ
  • MSK <𝓣𝓪𝓶𝓪𝓶𝓵𝓪𝓷𝓭ı>
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • Uyumsuz (mahalle kurgusu)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MANTAR TAHTA // TEXTİNG
  • Sadece Bir Hafta || yarı texting
  • Abilerim
  • PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
  • ESARET (GAY)
  • sürücü kursu | texting
  • MAVERA
  • Kalabalıkta kaybolmak
  • AKLIM SENDE KALDI KÜÇÜKLÜĞÜM
  • 𝐊𝛊𝐫𝛊𝐤 𝐘𝐞𝐦𝐢𝐧𝐥𝐞𝐫.
  • 5. seviye
  • helva|yarı texting
  • Berber | Texting
  • Siyah Tilki ~ lavinia
  • GECE 2.47|Yarı Texting

"Bana ocüymüş gibi bakmayı kes. İnsanım." Derin bir nefes aldıktan sonra dolunaya baktım. Bu gece beni aydınlatmak ona düşmüştü. "Ayrıca göbeğin sana pek yardımcı olmuyor. O ağaç senden birkaç beden daha küçük." Beklediğim gibi birkaç homurtu duyduğumda ağacın arkasına saklanan genç çocuk kendini açık etti. Titreyen bedenini gördüğümde sıkkın bir nefes bıraktım. "Şu gözlerini çek üzerimden velet."dişlerimi sıkarak söylediklerim onu daha da korkutmuş gibi titremesi arttığında kendimden bir kez daha iğrendim. Üzerimde üniformam ile birçok çocuğun hayalini süslerken başka bir çocuğu benliğimle korkutuyordum. "Korkacak bir şey yok. Bir tanıdık." Kaşlarımla arkamdaki mezarı işaret ettiğimde çocuk kalkan kaşları ile bana sanki bir hayaletmişim gibi bakmaya devam etti. "Ne var ulan?! Babamızın mezarına ziyarete geldik işte! Niye mezardaki benmişimde dirilmişim gibi bakıyorsun?" Sağ elinin işaret parmağı titrek bir şekilde havalanıp arkamdaki açık mezarı işaret ettiğinde "Babanın mezarını mı kazdın yani?"diye sordu. Sanki çok normal bir şeymiş gibi sakince omuzlarımı silktim. "Senin mezarını mı kazmalıydım?" "Hayır tabiki de!"diye cırladığında diğer eliyle hızlıca ağzına kapattı. "Abla Allah'ını kitabını seversen senin akşam akşam başka işin yok muydu ya?!" "Niye lan? Bu akşam müsait değil miydi?"

More details
WpActionLinkContent Guidelines