"Bazı rüyalar, en sert uyanışlar için kurulur."
Paris'in şarap kokulu gecelerinde, Eyfel'in gölgesinde verilen o "tehlikeli" dersler. Eylül, buzdan bir kalbi olduğunu sandığı Yiğit'in kollarında kendi arzusunu keşfederken, aslında bir mücevher kadar değerli ve bir o kadar da kırılgan bir oyunun içine düştüğünden habersizdi.
Bir tarafta her adımı strateji, her bakışı otorite olan bir adam; diğer tarafta ise dürüstlüğüyle o sarsılmaz duvarları yıkan genç bir kadın. Paris'te fısıldanan "teslimiyet" sözleri, İstanbul'un gri gerçeğine çarptığında tuzla buz oluyor.
Tam "her şey bitti" dediği anda, kapısındaki o karanlık yabancı Eylül'e acı bir gerçeği fısıldıyor: Aşk, bazen en güvenli sığınakta değil, en büyük tehlikenin tam kalbinde gizlidir.
Düğmeleri kopan bir gömlek, yarım kalan bir vuslat ve dudaklarda asılı kalan o son soru: Beni gerçekten kimden koruyorsun Yiğit?
En değerli elmaslar, en büyük basınçlar altında oluşur.
Yetişkin içerikler mevcuttur.
Tüm Hakları Saklıdır.
All Rights Reserved