Maskenin altında
Herkes kafasının içinde dönen senaryoları halletmeye çalışır. Bense kafamın içindekilere göz yummayı çoktan öğrendim. Ama bir şey var ki, geçmişin hatıraları hep beni yakaladı, vicdanımın yüküyle bırakmadı.
Yaşadıklarımın izlerini silmeye çalıştım. Çocukken yaşadığım acıları unutmaya odaklandım. Kendimi buna inandırdım. Ama... Taki onu görene kadar... Onu tanıdıktan sonra, nereden bilebilirdim ki, biz birbirimizin hayatında bir dönüm noktası olacaktık?
İlk gördüğümde, gözlerim inanmakta zorlandı. Gördüklerim beni dondurdu... Ağızım beş karış açık kaldı. Ve o an, titrek bir sesle, korkarak ama bir o kadar da teslim olmuş şekilde fısıldadım:
"- Doruk?"
Yanıt gecikmeden geldi. O an benim için, zaman dondu. O, ne kadar söylese de, duyacağımı bilmeksizin söylediği sözler havada asılı kaldı:
"-Gördüklerin yaratdığım filmin sadece fragmanı, lanethãrım. Bundan sonra gerçekten kaçamayacaksın."
Ve ben o an anladım ki, her şey daha kötü olacak. Her şey... başladığı an olduğu gibi kalacak.