Azad Azizoğlu'nun kızıyım. Ben sevilerek ve çok iyi şartlarda büyüyen bir kızdım. Ailemin güvenini, en çok Rojhat abimin güvenini kazanmıştım. Şiyar abimde vardı ama Rojhat abim başkadır... Gözlerimi açtığımda hiç istemediğim bir ana şahit oldum. O an ölüp gitmek istiyordum. Yer yarılıp altına girmek istiyorumdum... Ailemi, en önemlisi abimi hayal kırıklığına uğrattığım için iki seçenek ile ölüyordum. Ya karnımdaki bebeği aldırmak yada ikimizde ölecektik. Ama abim beni öldürmek yerine bebekten kurtulmak istiyordu.
"Neden lan neden? Sana güvenmediğim için herkese karşı karşıya geldim Hicran. Sen istediğini yaşa diye ben babamla iki sene konuşmadım."
"Abi... Abi kurban olayım ben bilmiyordum... Ben... Ben böyle olmasını istemezdim!" Ağlaya ağlaya konuşurken sesim artık kısılmıştı. Dört gündür beni bağlamıştı ve yemek su dâhi vermiyordu. Rojhat abim böyle birisi değil. Çıkartır sıkardı kafama ama beni en çok o seviyordu... Benim ona yaptığım ihanetin bedelini bana bu şekilde ödetiyordu. Başımı kaldırıp gözlerine baktım. Dudakları kurumuş yürümekte zorluk çekiyordu. Sanırım o da benimle bu dört gündür aç susuz kalmıştı... "A-abi..."
"Son duanı et Hicran. Bu gün son günün." Dedi başımı eğip kaderimi abimin ellerinin arasına bıraktım...
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang