Rose Hargrove, babasını en son onun düğününde görmüştür.
Annesini yıllar önce kaybetmiş, hayatını büyükannesiyle geçirmiştir. Büyükannesinin vefatıyla birlikte, istemediği bir hayata zorla adım atar: Hawkins.
Yeni bir ev.
Yeni bir aile.
Ve hiç değişmemiş bir baba.
Hawkins'te onu bekleyen sadece kasaba hayatı değildir. Rose, ikizi Billy Hargrove ve üvey kız kardeşi Max ile aynı çatı altına dönerken, geçmişte kaçtığı her şeyle yeniden yüzleşmek zorunda kalır. Sessizliği bir savunma, mesafesi bir kalkan hâline gelir.
Hawkins Lisesi'nde Rose, görünenden çok daha fazlasını saklayan Steve Harrington ile yolları kesişir. Steve'in koruyuculuğu, Rose'un duvarlarını yavaş yavaş çatlatırken; kasabanın garip sessizliği, tuhaf bakışlar ve açıklanamayan hisler Rose'u rahatsız etmeye başlar.
Rose, Hawkins'te hiçbir şeyin tesadüf olmadığını henüz bilmemektedir.
Ama kasaba onu fark etmiştir.
Geçmişin gölgesi, aile bağlarının ağırlığı ve açıklanamayan olaylar arasında Rose; kime güveneceğini, neye inanacağını ve kendi sesini nasıl bulacağını öğrenmek zorunda kalacaktır.
Çünkü Hawkins'te bazen en tehlikeli şey, canavarlar değil, 'insanlardır.'
All Rights Reserved