AYNASIZLAR

AYNASIZLAR

  • WpView
    Reads 19
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Feb 1, 2026
Ben ölü müyüm? Bu soru Elis'in aklında ilk kez yankılandığında, henüz hiçbir şey bilmiyordu. Aynalar Diyarı'nda doğan Elis, büyünün sıradan, gerçeklerin ise saklı olduğu bir dünyada büyüdü. Sihir onun için bir armağan değil; cevaplarını aradığı soruların yan ürünüydü. Larissa'nın gelişiyle birlikte, saklanan gerçekler çatlamaya başladı. Bir kolye, bir ayna ve kimsenin adını koymadığı bağlar... Elis korkmuyor. Durup beklemiyor. Merak ediyor. Ailesini bulmak istiyor. Gerçekleri duymak istiyor. Ve bunun bedeli ne olursa olsun, geri adım atmıyor. Aynasızlar, farklı olmanın açıklanmadığı, sadece yaşandığı bir hikâye. Büyünün, kimliğin ve "normal" denilen şeyin sorgulandığı bir yolculuk. Bazı insanlar dünyaya uymaz. Dünya onlara uymayı öğrenir. Kurgu tamamen bana aittir ve çalınmaması rica olunur!..
All Rights Reserved
#35
ölü
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines