Bu hikâye, yanlış bir gelinlikle başlayan bir yalanın, nasıl geri dönülmez bir aşka dönüştüğünü anlatıyor.
Karan Arel Karahan için evlilik bir seçim değildi.
Bir zorunluluktu.
Bir savaşı bitirmek için atılması gereken son adımdı.
Ama o gün gelin değişti.
Herkes kandırıldığını sanarken, Karan gerçeği en başından beri biliyordu.
Karşısındaki kız Betül değildi.
Ama yine de susmayı seçti.
Çünkü bazen yanlış olan, doğru olandan daha tehlikelidir.
Ekim Saygıner, ablasının yerine geçerken sadece bir gelinliği değil, bir kaderi de sırtına aldı. Söyleyemediği bir gerçek, saklamak zorunda kaldığı bir kimlik ve her an ortaya çıkabilecek bir ölüm tehdidiyle...
Bu hikâye;
bilerek susan bir adamı,
gerçeği bilmeden yaşayan bir kızı,
ve mafya dünyasında aşkın neden en büyük ihanet sayıldığını anlatıyor.
Yanlış gelinle başlayan bu evlilikte,
yanlış olan tek şey gelin miydi...
yoksa kalpler mi?
All Rights Reserved