"Tenlerimizin ötesinde, kalbimizle işlediğimiz günahlar en büyük acıları her zaman omuzlarımızda taşımamızı sağlar. Ruhlarımızın kaldıramadığı bu yükler bizi ezip geçerler."
- Victorio Montenegro'nun Günlüğünden.
İnsanların günahları vardır, sadece ten ile değil bazıları tenin ötesindedir. Bedenle değil ruhla ve kalple işlenir. Vittorio, aristokrat ama ruhsal olarak paramparça bir adamdır. Hayata gözünü açtığı ilk andan itibaren yalnızlığın laneti ile sevgisiz büyümüş, zalim bir anneden, ilgisiz bir babadan acı çekmiştir.
Gerçek sevgisini biricik oğlu Carlos'a vermiştir. Sadece kanın değil, doğa kanunlarının ötesine geçmiş bir ilişki bir kaza ile toprak altına girer. Toprak altına giren tek şey bir beden değil, umutlar, sevinçler ve mutluluklar da onu takip etmiştir.
Hayata tamamen küsen Vittorio, karısı Valeria'nın da bir hayalete dönüşerek soğuk duvarda kaybolmasıyla yalnızlığı daha da artar.
Bu derin yalnızlık içinde tesadüfen tanıdığı siyahi bir kadın Sofia Moretti'ye büyük bir aşk besler, fakat bu aşk yasak ve imkânsızdır. Onu gölgesinden bile kıskanır ama yaklaşamaz. Ten rengiyle yargılanan, toplumun dışına itilen Sofia'ya için yapabildiği tek şey mektuplar yazmaktır. Yazılan her mektup, sadece birer aşk itirafı değil; bir adamın geçmişiyle, korkularıyla ve bitmek bilmeyen özlemleriyle hesaplaşmasıdır.
Bir aşk yada mutluluk hikayesi değil, dramın kendisi.
All Rights Reserved