O, Salvatore'lardan biri.
Klaus Mikaelson için bu bile başlı başına bir sebep olmalıydı ondan uzak durmak için.
Ama Klaus hiçbir zaman uzak durmayı bilmedi.
Yıllardır onu izliyor. Gölgeden, savaştan, zamandan.Hisleri basit bir aşk değil; bu bir takıntı, bir bağ, bir lanet.
Klaus serttir. Acımasızdır. Dünyayı yakmaktan çekinmez.Ama bu kız... onun tek zayıf noktasıdır.Dokunmadığı, ama vazgeçemediği.
Sahiplenmediği, ama çoktan kendine ait ilan ettiği.Salvatore kanı ile Mikaelson karanl ığı kesiştiğinde,
bu hikâye ya efsane olacak...
ya da herkes için bir felaket.
İsmail Furtuna belki bilmiyordu ama.
Kaderini ezeli bir düşmanlık bağlasa da kalbi çok önce seçmişti onu; yıllarca süren düşmanlık, Fadime'ye bir şey olma ihtimalini görünce bir anda anlamını yitirmişti sanki.
Ve İso, bilinçsiz de olsa, zihninin her köşesine yerleşen o düşman kızından öte hiçbir şeyi düşünemez olmuştu