Karla, ailesiyle yaşadığı evde bir akşam, hayatını sonsuza kadar değiştirecek bir şeye tanık olur. Babasının ölümüyle sonuçlanan o an, yalnızca bir kayıp değil, susması gereken bir gerçeğe dönüşür.
Aylar sonra karşısına çıkan adam, o gecenin cevabını bir şartla sunar:
Evlilik.
Karla için bu bir tercih değildir. Annesinin hayatı, bilmediği geçmişler ve anlatılmayan hesaplar bu zorunlu bağın içine sıkışmıştır. Aynı evde, istemeden paylaşılan bir hayat başlar; nefretle örülü, suskunlukla beslenen bir "biz".
Karla her gün, gördüğü gerçeğin ve bilmediği geçmişin arasında kalırken, adamın karanlığı sandığından daha derin ve daha eski bir hikâyeye açılır.
Bazı gerçekler korunmak için saklanır.
Bazı bağlar mecburiyetten kurulur.
Ve bazı "biz"ler, daha baştan yarım kalır.
"Gerçeği istiyorsan, benimle yaşayacaksın.
Ama bil ki... öğrendiğinde geri dönmek isteyeceğin bir yer kalmayacak."
All Rights Reserved