Kaybeden Aşık Olan

Kaybeden Aşık Olan

  • WpView
    Reads 702
  • WpVote
    Votes 120
  • WpPart
    Parts 24
WpMetadataReadComplete Sun, Feb 22, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
Okulda herkesin konuştuğu ama kimsenin ciddiye almadığı bir dedikodu... Ta ki kontrol edilemez hale gelene kadar. İlay ve Pars için bu sadece bir söylentiydi. Ama Pars'ın popülerliği yüzünden dedikodu büyüdü, yayıldı ve ikisini de hedef aldı. Çözüm basitti.Otuz gün boyunca sevgili rolü yapacaklardı. Sadece rol.Dokunmadan, hissetmeden, âşık olmadan. Ama kavga ve inatla başlayan bu sahte ilişki, bakışlara, kıskançlıklara ve "yanlışlıkla" söylenen cümlelere dönüştü. Ve sonunda tek bir soru kaldı: Bu oyunda kim kaybeder? Âşık olan mı... Yoksa hissetmesine rağmen kaçan mı? __ "Bu bir oyun. Başka bir şey değil." Bir an durdu, sonra devam etti. "Kimse kimseye bir şey hissetmeyecek, asla. Aşk yok, sevgi yok." Konuşacak gibi olduğumu görünce sözümü kesti. "Bu sadece rol. Bitince herkes susacak, biz de yollarımıza bakacağız."
All Rights Reserved
#223
pars
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Söyle Bana Demonio
  • Sen ve Ben
  • MİNEL
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • LİNA
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • SEMT ABİSİ /Yarı texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines