
Barış Alper Yılmaz, takımıyla birlikte bir maç için İspanya'ya gelir. Maç öncesi kafa dağıtmak için gittikleri küçük ve sıcak bir kafede, hayatının rotasını hafifçe kaydıracak bir sahneye denk gelir. Kafenin bir köşesinde, çocuklara yaratıcı bir workshop veren genç bir kadın vardır. Gri bir fare kostümü giymiş, çocuklarla İspanyolca konuşuyor, şarkı söylüyor, dans ediyor, kahkahalar attırıyordur. Barış, onun enerjisine ve doğallığına anında takılır. Araya karıştırdığı Türkçe kelimelerden onun Türk olduğunu fark eder. O an için maç, takım, kahve... her şey silinir. H.aTodos los derechos reservados
1 parte