Hikayeler iki türlü başlarmış: Ya biri bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir." Adil Koçari için zaman, altı yıl önce sevdiği kadının arkasına bakmadan gidişiyle durmuştu. Trabzon'un hırçın dalgaları arasında, kalbini bir mermer gibi donduran bu adam; gitmenin bir kaçış, kalmanın ise bir ceza olduğuna inanıyordu. Esme Furtuna ise altı yıl sonra geri döndüğünde, şehre gelen o "yabancı" değildi. O, dindiği sanılan bir fırtınanın en sert rüzgarıydı. Ama yalnız çıktığı bu yoldan yalnız dönmemişti. 6 yılın hesabını sormaya hazırlanan bir adamın öfkesi, ölümü ensesinde taşıyan bir kadının fedakarlığına çarpınca Karadeniz yeniden dalgalanacak. Bir baba, hiç tanımadığı evlatlarına hem anne hem baba olmayı öğrenebilir mi? Bir kadın, en büyük aşkına en ağır yükü emanet edip sessizce gidebilir mi? "Özür dilerim, Koçari... Onları babasız, seni evlatsız bıraktığım her gün için... Onları sana bu kadar yabancı getirdiğim için... Ama bak, onlar birbirlerini hiç bırakmadılar. Belki de onlardan öğreneceklerimiz vardı."
More details