Korkut'un Karanfili
Biri yaşatmak için yemin etmiş bir 'Ahu', diğeri ölümü göze alarak sınır bekleyen bir 'Gölge'...
Hakkari'nin dumanlı dağlarında, barut kokusunun çiçek kokularına karıştığı o buz gibi şafakta, iki kader ilmek ilmek birbirine bağlandı. Bir tarafta; meslek aşkıyla düştüğü pusuda, vatanı için kendi canını bir mühimmat odasında ateşe vermeye hazır Doktor Asena. Diğer tarafta; rüyalarında gördüğü o gizemli gözlerin peşinde, yüreğindeki korla dağları deviren Yüzbaşı Korkut.
Biri ölümü bir kurtuluş, diğeri ise o bakışları bir yeniden doğuş sayıyor.
Askeri disiplinin çelikten soğukluğu, imkansız bir aşkın yakıcı ateşiyle buluştuğunda; dağlar dile gelecek, sırlar açığa çıkacak ve buz tutmuş kalpleri sonsuza dek birleştirecekti.
Bu, sadece bir kahramanlık öyküsü değil; bir rüyanın gerçeğe, bir feryadın zafere dönüştüğü, sınırın tam sıfır noktasında yazılan bir kader destanı.