Bu bir kahramanlık hikâyesi değil.
Kimsenin pelerin takmadığı, kimsenin kurtarılamadığı bir yerden anlatılıyor her şey.
Bir çocuk büyür.
Okula gider, hayal kurar, güler.
Sonra bir gün, bir yanlış insanla yolları kesişir.
Ve sistem devreye girer.
Ama olması gerektiği gibi değil.
Suç vardır ama ceza yoktur.
Ses vardır ama duyan yoktur.
Haklı olanlar susmaya zorlanır, güçlü olanlar korunur.
Bu hikâye; adaletin neden sadece mahkeme salonlarında değil, sokaklarda, sınıflarda, evlerin içinde öldüğünü anlatır.
Bir öğretmenin susturulmasını, gençlerin dijitalde ses olmaya çalışmasını, korkunun kapı önüne park edilmesini anlatır.
İsimler önemli değil.
Çünkü bugün okuduğun, yarın haber bülteninde çıkabilir.
Bu kitap sana "olur mu ya böyle şey" dedirtmeyecek.
Tam tersine,
"Zaten oluyordu" dedirtecek.
Ve sayfalar ilerledikçe tek bir soru kafanı kemirecek:
Sıra kimde?
Tous Droits Réservés