BİR NABIZ MESAFESİ

BİR NABIZ MESAFESİ

  • WpView
    GELESEN 29
  • WpVote
    Stimmen 9
  • WpPart
    Teile 3
WpMetadataReadErwachseneninhaltLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Do., Juni 25, 2026
BİR NABIZ MESAFESİ ​"Geçmişin izi bacakta bir aşı yarası, geleceğin umudu ise çalınmış birkaç parça altındı." ​Ümmü Gülsüm için hayat, Bilecik'in bir köyünde ablasının hazin sonuyla durmuştu. Ablasının uyuşturucu bataklığında sönen hayatı, bir başka kadına nefes olurken; Ümmü Gülsüm'ün kalbine hiç iyileşmeyecek bir korku, koluna ise unutulmayacak bir aşı izi bırakmıştı. O gün, canı yanmasın diye iğneyi koluna değil bacağına yapan o genç çocuk, yıllar sonra kaderin en büyük oyununu oynayacağından habersizdi. ​Yıllar geçti... Ailesinin "okuyamazsın" zincirlerini, sandıktan çaldığı altınlarla kıran Ümmü Gülsüm, tek başına Ankara'ya, hayallerinin peşine düştü. Ancak Ankara'nın soğuğu, kalacak yer bulamamanın çaresizliğiyle birleşince karşısına tek bir seçenek çıktı: İnternet ilanındaki o "ev arkadaşı" aranıyor yazısı. ​Bir yanda, annesinin hayatını borçlu olduğu o böbreğin sahibini yıllardır arayan Demir Yiğit Güven... Diğer yanda, geçmişinden kaçarken kaderinin tam kucağına düşen Ümmü Gülsüm... ​Aynı evin içinde, bir yalanın gölgesinde başlayan bu mecburi yol arkadaşlığı; bir aşı iziyle deşilecek, bir nabız atışıyla mühürlenecektir. ​"Sen o küçük kızsın... Korkusunu bacağına saklayan, kaderini ise elleriyle yazmaya çalışan o çocuk."
Alle Rechte vorbehalten
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • AZE
  • Abisinin Gülü | Texting
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • Cömert Abi / Texting
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • EX'İM Mİ? / Text
  • Halısaha |texting
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien