Bir yemin, bir veda ve kalbin orta yerine yenen büyük bir Vurgun...
Efsun hayatının en acı haberini kapısını çalan o sert bakışlı komutandan aldığında, dünyasının başına yıkılacağını sanmıştı. Abisi, canından çok sevdiği kahramanı artık yoktu. Geriye kalan tek şey ise abisinin tim komutanının buz gibi sözleri ve yüreğine düşen o dinmek bilmeyen sızıydı.
Aylar sonra, acısından kaçmak yerine ona en yakın yere; abisinin son nefesini verdiği o sınır karakoluna revir doktoru olarak atandığında, geçmişin gölgeleriyle yüzleşeceğinden habersizdi.
Bir yanda disipliniyle titreyen koca bir karakolu yöneten, ancak kalbindeki sırrı kimseyle paylaşmayan Komutan Asaf Mirza Diğer yanda ise hem yaraları sarmaya gelen hem de abisinin şehadetinin ardındaki gizemi çözmeye kararlı inatçı bir doktor.
"Ben buraya sadece asker iyileştirmeye gelmedim Komutan. Ben buraya, abimin yarım bıraktığı hikayeyi tamamlamaya geldim."
Aşk mı daha yakıcıydı, yoksa bir askeri üniformanın altına saklanmış sırlar mı?
Ben nereden bilebilirdim ki dedemin kankileriyle pavyona içmeye gidip daha sonra kocam olacak adamı bulacağımı?
Pavyon(ailelerin gide bildiği içme mekanları pavyon dedim ama tam pavyon değil.) böyle camına yazılı bir numaradan hayatımın aşıkını bulup üstüne İspanyol bir mafya olacağın?
aga ben biliyorum hayat zaten götüyle gülüyor ama bukadar saçmalık Bir arada nasıl olabilir!!!
Not:Kitap final olunca düzenlenilecektir!!