Burası ne toprak, ne de gökyüzü... Burası, insanın kendi gerçeğinden kaçamadığı o kör nokta: Ölüm Diyarı.
Kaan için zaman durdu, dünya sessizliğe büründü. Şimdi ayaklarının altındaki o kara balçık, hayatı boyunca "başarı" sandığı hırslarının, kırılan kalplerin ve tutulmayan sözlerin birikintisi. Attığı her adımda geçmişi onu daha derine çekiyor.
Bak, karşıda Selin duruyor; elinde yarım kalan bir aşkın sönmeye yüz tutmuş ışığı... Arkasında Azat, ihanetin soğuk nefesiyle bekliyor. Ve yukarıda Miran... Kaderin dilsiz şahidi, Kaan'ın ruhunu tartıyor.
Burada para geçmez, unvanlar sökmez, yalanlar nefes alamaz. Burada sadece hesaplaşma vardır.
Kaan ya o gümüş kolyenin ışığını takip edip bu bataklıktan çıkacak, ya da "keşkelerinin" ağırlığıyla bu karanlık vadinin bir parçası olacak.
"Zirveye tek başına çıkabilirsin Kaan, ama buradan tek başına kurtulamazsın. Şimdi söyle; kimi kendinle beraber aşağı çekeceksin, kimi azat edeceksin?"
Wszelkie Prawa Zastrzeżone