Satır arası yolcusu

Satır arası yolcusu

  • WpView
    Reads 396
  • WpVote
    Votes 69
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Feb 24, 2026
"Mürekkep gerçeği yuttuğunda, kaçacak hiçbir yerin kalmaz." Kuzeni Ahsen'in bir ışık hüzmesiyle kayboluşunun ardından, Figen için hayat bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. Okul bahçesindeki bankta bıraktığı o nefret ettiği kitabın, kendi evinin ortasında onu beklediğini gördüğünde, bunun bir tesadüf olmadığını anlamıştı. Kitaba yaklaştığı o an, kurgu onu içine çekti. Figen artık dışarıdan izlediği o "yürüyen facia"adlandırdığı kitabın dünyasının tam ortasındaydı. Üstelik kendi bedeniyle, kalacak tek bir yeri ve gidecek hiçbir yolu olmadan... Cebinde titreyen telefona düşen tek bir bildirim: "Oyun Başladı. Geri Sayım: 30 Gün. İlk Görev: Diğer Oyuncuları Bul." Figen, bu labirentten çıkmak için kurgunun dayattığı görevleri yerine getirmekle, kendi özgürlüğü için savaşmak arasında sıkışıp kalacak. Bu tehlikeli yolculukta hiç beklemediği dostluklar kuracak ve belki de nefret ettiği o satırların arasında, hayatının aşkıyla yüzleşecek. "Kim kimin sonunu yazacak"?
All Rights Reserved
#70
reankarne
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines