"Bana ışık tutuyordu ama aşık kesinlikle değildi. O sadece bir metronomdu;sesini repliklerle, kalbimi hayata yetiştiren soğuk bir ritim."
Geçmişin enkazından sağ çıkmış Connor için sevmek, yeniden o dipsiz kuyuya düşmek demekti. Hudson ise o kuyunun başında duran, hem kurtarıcı hemde cellat kılığındaki bir yabancı... Birbirlerinden habersiz vücutlarına kazıdıkları o yılan dövmesi, rollerin bittiği yerde kaderin başladığının sessiz kanıtıydı. Kanada'nın karlı setlerinden Los Angeles'ın tekinsiz ışıklarına uzanan bu hikaye, bir teslimiyetin kronometresiydi.