'Bazı aşklar kelimelerle başlar.
Bazı kelimeler fazlasıyla çıplaktır."
Ada'nın hayatı dümdüz ilerliyordu:
Dijital içerikler, pijamalı mesailer, Pakize'yle kahve molaları...
Ta ki... o notu kapısının önünde görene kadar.
"sabah uyanınca saçlarını karıştırıp kahve kokusuyla mutfağa yürüyorsun.
Seni görmek, uyanmak için yeterli."
Notu kim yazmıştı?
Yeni taşınan gizemli komşu Alp mi?
Eski sırdaşı, gizli aşığı Melih mi?
Yoksa kelimelerin ardına saklanmış bambaşka biri mi?
Her yeni not, biraz daha baştan çıkarıcı...
Her yeni karşılaşma, biraz daha yakın...
Ada artık kendini saklayamıyor. Ne kalbini, ne arzularını.
"Birinin seni bu kadar iyi tanıması ürkütücü mü, yoksa büyüleyici mi?"