KAN VE ÇİL

KAN VE ÇİL

  • WpView
    Reads 5,616
  • WpVote
    Votes 484
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 16, 2026
​Dünya, yasaların değil, gölgelerde hüküm süren iki dev gücün; Erdeniz Hanedanlığı ve Bellini İmparatorluğu'nun pençesindedir. Yıllardır süren kanlı savaşı bitirmek için tek bir çözüm vardır: Büyük Kurban. Bir taraf, diğerine ölüme mahkûm bir kurban gönderecek ve barış bu bedelle mühürlenecektir. Kurban hayatta kalırsa dünyada barış sağlanacaktır. ​Dila Allegra, öz babası tarafından bu kanlı anlaşmanın içine, gerçek kurbanın yerine geçmesi için fırlatılan masum bir piyondur. Karadeniz'in sarışın celladı Bora Erdeniz'e bir rehine-gelin olarak teslim edilen Dila için artık hayat, bu acımasız adamın malikânesinde bir ölüm kalım savaşıdır. Bora, ailesinin bu zoraki nikâhına nefretle karşılık verirken, Dila her gece celladının yanında, kurban edildiği bu hayatta nefes almaya çalışır. Ama bu esaret, her iki taraf için de geri dönülmez, tehlikeli bir arzuya dönüşmek üzeredir.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • VEBA (+18)
  • MODERN ZAMAN ÖLÜMSÜZLERİ
  • ARTEMİS (KİTAP OLDU!)
  • KANLI HARBİYE
  • KIRIK PUSULA
  • KAZAZEDE
  • SALGININ ACI YÜZÜ
  • Leo'yu Bul
  • Bunları Biliyor Musunuz??
  • ALACAKAN

"Canavarı uyandırdıysan eğer uysallaştırmayı da öğreteceksin. İnine girdin bir kere, yanmayı da yakmayı da göze almak zorundasın, Vera." "Benden ne istiyorsun?" Gözleri kanayan alt dudağımda gezinirken başparmağını dudaklarımın üzerinde gezdirdi ve akan kanı gri gözleriyle gözlerimin içine baka baka dudaklarına götürerek zevkle yaladı. "Ne istediğimi hala daha anlayamadın mı?" Çarpık bir gülümsemeyle bana bakarken, "Bunu kaç kere söyledim, bir asır geçsin yine söylerim." Dedi ve büyük elleri ince belimi kavradığı gibi beni kendisine yaslarken sertliğini net bir şekilde hissetmemi sağlayarak yüzünü yüzüme doğru eğip burun buruna gelmemizi sağladı. "Benim olmanı istiyorum, külkedisi." Şehvet dolu sesi yüzümü okşarken belimdeki elleri usulca okşuyor ve tüylerimin diken diken olmasını sağlıyordu. "Seni ilk gördüğüm andan beri, tek istediğim sensin. Sen benim olmalısın." O bana ağır derecede saplantılıydı, bu bir aşk hikayesi değildi. Beni taparcasına seviyordu, bu bambaşka bir seviyeydi. "Ya olmazsam?" Gri gözleri karardı. "Ya senin olmazsam Kutay, o zaman ne olur?" Dudakları kan akan dudaklarımı öpmeden hemen önce tüylerimi ürpertecek bir ses tonuyla fısıldadı. "Ya benim olursun ya da benim olursun, Doktor. Sana seçim yapma hakkı sunmadım."

More details
WpActionLinkContent Guidelines