Bazı yapılar görünmezdir.
Adı söylenmez, izi tutulmaz.
Ama kimi insanların kaderini, daha doğmadan yazar.
SIRAK, tam olarak böyle bir yapıdır.
İki yöneticiyle var olur.
Dengeyle ayakta kalır.
Ve zamanı geldiğinde,
yerini alacak olanları birbirine muhtaç bırakır.
Verda Arsel, bu yapının kazanmasını istemeyen tek ihtimaldir.
Annesi, SIRAK'ın doğması için feda edilmiştir.
Babası, bu düzeni kurarken
onu kaybetmeyi kabul etmiştir.
Verda'nın kaçışı bir korku değil,
bir reddiyedir.
SIRAK'ın kazandığı hiçbir senaryoda
yer almak istemez.
Ilgaz Sarvan ise bu yapı için yetiştirilmiş bir adamdır.
Yusuf Aksel tarafından eğitilmiş,
bir gün dengeyi tamamlaması için hazırlanmıştır.
SIRAK onun için uzak durulacak bir tehdit değil,
üzerine giydirilmiş bir kaderdir.
Ve sonra yollar kesişir.
SIRAK, onları ayrı ayrı değil,
birlikte ister.
Çünkü bu yapı,
Ilgaz ve Verda yan yana durduğunda güçlenir.
Onların bir olmasını,
dengenin tamamlanması olarak görür.
Ama Verda için bu birlik,
annesinin kaderinin tekrarıdır.
Ve o, bir yapının kazanmaması için
sevilmeyi reddeder.
Ilgaz ise ilk kez,
kendisine çizilen yol ile
sevmek istediği kadın arasında kalır.
SIRAK'tan kaçmak istemez;
ama onu kazanacak bir birlikteliğin parçası da olmak istemez.
Bu yüzden Verda'yı karşısına değil,
yanına ister.
Birlikte olduklarında,
SIRAK güçlenir.
Uzak durduklarında ise
ikisi de eksik kalır.
Her adım bir tercihe dönüşür.
Her yakınlık, bir tehdide.
Ve her karar,
ya bir düzeni sürdürür
ya da onu içeriden yıkar.