Yemin Taşı

Yemin Taşı

  • WpView
    Reads 48
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 16, 2026
Alice Brown, ablası Anna'nın en mutlu gecesi olan düğün gecesinde hiç mutlu değildir. Çünkü babası ile bir kenara çekilmiş ve hakkında yayılan söylentiyi konuşmaktadır. Söylentiyi yayan kişi, Alice'in manevi kardeşi Jack'in de adını kirletmenin bir yolunu bulduğundan Alice derin bir suçluluk hissetmektedir. Bu söylentiden henüz yalnız halkın haberi olsa da soylular içerisinde duyulması çok daha büyük bir skandala yol açacak, Jack'in ve hatta Brown ailesindeki herkesin itibarını zedeleyecektir. Tam da bu nedenle babası ile konuştuğu sırada bir muhafız yanlarına gelir. Aslında kralın da bu söylentiden haberi vardır ve bunu bir fırsata çevirmeye karar vermiştir. Muhafız kralın onu çağırdığını söylediğinde Alice mecburen kabul eder ve kralın huzuruna çıkmak için düğün alanından çıkıp saraya girer. Kral Carlos ona bir anlaşma sunar. Bu anlaşma sayesinde hem Alice ve Jack'in adı temize çıkacaktır hem de Carlos istediği bazı şeyleri elde edebilecektir.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • GÜLÇEHRE
  • Her Şey Para İçin!
  • Müvekkilim bey| texting
  • Sevdalı Ağa
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)
  • KIRMIZI GECELİK ~  YARI TEXTING~ +21
  • MORTEM
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • yayıncı.

Akın, dalgınlıkla bahçe kapısından geçip evine doğru yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden, ağacın dallarında sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bakıp içinden, "Hırsız falan olmasın sakın?" Dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile büyümemişken kim, ne diye erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya bir hırsız ya da şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan seçemediği için mesleğinin getirisi olan hayalet adımlarla ağacın altına yürüdü. Yüksek ve kalın sesiyle, "Lan! S..." Diyecekken kollarına, hatta kucağına aniden bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Ta ki dakikalar öncesinde, olaylı geçen gündüzünden dolayı "Daha da bir şey olmaz," dediği akşamına kadar... Kucağına düşen bir meyve değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ya da düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden, babasının göz bebeği komşu kızıydı! Tam o esnada bahçe kapısından içeri giren babalar, dış ışıkların aydınlattığı bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şoke oldular. Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt bir andı. Kadınlar kazanlarını iki genç için boş laflarla kaynatırlarken sizce onlara ne olacaktı? Evden çıkma yasağı mı, yoksa nikah mı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines