KARANFİL KANI {+18}

KARANFİL KANI {+18}

  • WpView
    LECTURES 851
  • WpVote
    Votes 102
  • WpPart
    Chapitres 19
WpMetadataReadContenu pour adultesEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication mar., avr. 7, 2026
"Beni buraya analiz yapmaya mı çağırdın, yoksa sadece gücünü üzerimde denemeye mi?" dedi Diantha, sesindeki o meydan okuyan tınıyı gizlemeden. Kuzey ayağa kalktı. Adımları ağır, sessiz ve bir avcınınki kadar hesaplıydı. Diantha'nın tam önünde durduğunda, aralarındaki mesafe sadece bir nefes kadardı. Kuzey, elini kadının ince boynuna yerleştirip başparmağıyla çenesini yukarı kaldırdı. "Senin o çok bilmiş psikolojik tahlillerin, tenin tenime değdiğinde ne kadar işe yarıyor, Diantha?" diye fısıldadı. Sesi, kadının teninde ürpertici bir iz bırakıyordu. "Kalp atışların, o çok güvendiğin teorilerini yalanlıyor." Diantha, Kuzey'in sert göğsüne elini koydu; parmakları gömleğinin altındaki o çelik gibi kasları hissedebiliyordu. Geri çekilmedi. Aksine, bir adım daha yaklaştı. "Zihnin kadar bedenin de aç, Kuzey. Ama sen, sana teslim olanı değil, seni kanatanı istiyorsun." Kuzey, ani bir hareketle kadını masanın kenarına yasladı ve üzerine eğildi. Dizlerini Diantha'nın bacaklarının arasına yerleştirirken, kadının soluğu kesildi. Kuzey'in dudakları, Diantha'nın kulağına değecek kadar yakındı. "O zaman beni biraz daha kanat, Neva..." dedi boğuk bir sesle. "Çünkü ben durduğumda, geriye senin o tertemiz psikolojinden hiçbir şey kalmayacak." Bir yanda otoritenin sarsılmaz koru, diğer yanda zekanın kışkırtıcı cazibesi. Kuzey, onu diz çöktürmek isterken kendi arzularının esiri olacağını hesaba katmamıştı. Diantha ise analiz ettiği her karanlık düşüncenin içinde, Kuzey'in sert ellerinin altında erimeyi bekleyen bir yangın buldu. Bu bir aşk hikayesi değil; iki yırtıcının birbirini paramparça etme, ruhlarını ve bedenlerini en vahşi şekilde mülkiyet altına alma savaşı. !!+18 , ŞİDDET, ARGO KELİMELER İÇERİR!! © Kurgu tamamen hayal ürünüdür. şahsıma aittir.
Tous Droits Réservés
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • DUHÂ
  • GECEYE TUTUNMAK
  • Geçmişin İntikamıyla Yananlar
  • MARAN ZEHRİMAR (18+)
  • COOL AĞA 2
  • SİTARE Kalplerin Alevi (Töre)
  • Cehenneminden Alacaklıyım +18
  • EMANET GELİN
  • KARANLIĞA DOĞANLAR
  • Şebefruz
DUHÂ

|YETİŞKİN İÇERİK| "Uyandın mı minik ninjam?" diyen boğuk ses ile kapalı gözlerimi hızla açtım ve yine arkamı dönmeye çalıştım. "Ninjam?" diyen o boğuk ses ile gözlerimi kapattım ve kollarımın altında olan kollarına, kollarımı doladım. Bu sesleniş biçimi neden bu kadar hoşuma gidiyordu? Şu an neden içim sımsıcaktı? Neden mutlu hissediyordum? Kimdi bu adam? Kafamdaki sorular yüzünden yine onun sorusunu cevaplamadım. "Benim minik ninjam bana küstü mü yoksa? Neden benimle konuşmuyor?" dedi. Sesindeki gülümsemeyi ve sevgiyi hissedebiliyordum. Nasıl oluyordu bu? Bir insanın sevgisinin tam kalbinin ortasında nasıl hissedebiliyordu bir başkası? Çok tüyler ürpertici değil mi? O, konuştukça kalbimde ritimler artıyor ve sanki kendimi Juan Castillo şarkısındaki ritimlerden her biri gibi hissediyorum, konuşması durup beni sarması ise bana Lee Ru Ma'nın River Flows In You şarkısındaki rahatlatıcı beste gibi hissettiriyordu. Tüm bunları hissetmem sanki çok korkunç gibi geliyor ama bir yandan da o kadar mükemmel ki... Cümlelerle anlatılamayacak kadar büyülü ve derin bir duygu. Adını bilmediğim, yüzünü görmediğim sadece ses tonunu ve bedeninin sarılışını hissettiğim bu adamın bende; dünyanın en güzel manzarasını izlerken içimde oluşan huzuru hissettirmesi normal mi? Şu an; Seljalandsfoss Şelalesi'nin güneşin doğarken ve batarken ki manzarasını izlerken hissettiğim o muhteşem mutluluğu, hayranlığı, heyecanı, huzuru, kalp çarpıntısını hissetmem normal mi? Bu kolların o kadar etkili olması, bu adamın o kadar muhteşem biri olduğunu hissetmem... İçimdeki duygulara o kadar odaklanmıştım ki yeniden bana seslenen adamı duymamıştım bile. Şu an hayal ettiklerimi bilse acaba ne der? "Dide'm? Endişelenmeye başlıyorum, bir şey söyle!" "Seljalandsfoss Şelalesi'nde güneş batarken ya da doğarken farketmez, seninle öpüşmek istiyorum!"

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu