Story cover for ARAF by borntodie-ldr
ARAF
  • WpView
    Reads 65
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 3
  • WpView
    Reads 65
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 3
Ongoing, First published Feb 15
Mature
2 new parts
"Ne demek kimse güzel olduğunu söylemedi?" Dedi yapay bir şaşkınlıkla. "O kızıl saçların var ya... o kızıl saçların bile yeter güzelliğini tarif etmeme."

İçtenlikle tebessüm etmiştim bu sefer fakat Axel yanımda kitlendiği adama bakarken yumruğunu sıkıyor ve başını esnetiyordu. "Kızıl değil, bakır." Dedi sakin bir sesle. 

Şaşkınlıkla ona baktım. "Efendim?" 

Gözlerini saçlarıma değdirdiğinde ise bakışları bir nebze olsun yumuşamıştı. "Saçların diyorum." Dudağının köşesi hafifçe kıvrıldı. "Kızıl değil bakır." 

Çevremdeki neredeyse herkes bacaklarıma bakarken o saçlarımın rengini mi farketmişti? Hem de fark edilmeyecek kadar ince bir renkken. Göğüsümün ortasında bir çiçek bahçesi açtığında bana göre bu  lilyumdu.

Ortamın romantik havasından çıkmak için gözlerimi birkaç kez kırpıştırıp kendime geldiğimde karşımda sırıtarak bizi izleyen Arman'ı gördüm. Bana kapıldığını görmek hoşuna gitmişti. 

O gün bilmiyordum ama benim için yapacakları sadece başlangıçtı, o gün benim için sadece bir prens olan Axel hayatımın baş merkezi olacaktı, o gün bir kehanetin başrolü olduğumun tam olarak farkında değildim ama yanımda duran ve canımdan çok seveceğim adam aslında farkındaydı. 

Bazı geceler sabah olmamak için direnirmiş. 
Ve bazı isimler gökyüzüne yazıldığında hiç silinmezmiş. 

"O gittikten sonra gökyüzü hiç aydınlanmadı."

*yetişkin okurlar içindir.
All Rights Reserved
Sign up to add ARAF to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
You may also like
Slide 1 of 10
Gül-i Saltanat cover
Kara Peçe cover
17 NUMARA | KİTAP OLDU cover
İki Yangın Arasında cover
Aldanışlar ve Gerçekler cover
Kafamın İçindeki Şeytanlar cover
kontrolsüz kalp  cover
SİREN  cover
Dük ile Beş Çayı cover
DAYANILMAZ (Araf - 4) cover

Gül-i Saltanat

69 parts Ongoing

Bir haremde yalnız kalmak, bin ordunun ortasında silahsız kalmaktan daha korkunçtu. Onlar aşkı seçselerdi, tarih susardı. Layla bir masal anlatmadı; o, iki imparatorluğu yeniden yazdı. Gül'ün en dikenli hâli, onun en tehlikeli zamanıdır. Bir kadının sessizce yükselmesi, iki imparatorluğun ayak seslerine karıştığında, tarih yeniden yazılır. Zaman geçer, hanlar değişir; lâkin bir kadının kalbine dokunan aşk, asla silinmez. Gözlerde saklananlar, fısıltılarda boğulanlar ve aşk uğruna can verenlerin destanıdır bu. Okuyacağınız her satırda, bir gülün kanla sulanmış hikâyesi vardır... Bu hikâye, sadece Layla'nın değil; aşkına, gururuna, düşmanına ve kaderine başkaldıran tüm kadınların hikâyesidir... Gül-i Saltanat, bir kadının hikâyesidir...