İkisi de ihaneti tattı.
İkisi de güvenmeyi unuttu.
Bu bir aşk hikâyesi değil.
Bu, aynı nikâhta iki yabancının
kalplerini koruma savaşı.
O, duvarlarını yıllar önce ördü.
Kadın ise o duvarlara çarpmaktan yoruldu.
Aynı evde, aynı masada,
aynı yatağın iki ucunda
mesafeyle kurulan bir evlilik...
Ne sevgi vardı
ne umut
ne de verilen sözlerin anlamı.
Ama bazı kalpler,
en kırık hâliyle bile
yeniden atmayı öğrenir.
Bu, birbirine emanet edilmiş
iki yaralı kalbin
gerçek bir evliliğe dönüşme hikâyesi.
All Rights Reserved