Ara Sokaklar (Raerot, #1)

Ara Sokaklar (Raerot, #1)

  • WpView
    Reads 68,610
  • WpVote
    Votes 1,972
  • WpPart
    Parts 37
WpMetadataReadComplete Wed, Jun 19, 2013
WpInfo
Fiction
Romance
Tarot veya herkes tarafından bilinen adıyla Serpent, evden kaçtığı sırada bulduğu Brianna'yı evine alır ve kısa sürede çok yakın arkadaşlar haline gelirler. Babası Brianna'yı geri istemektedir ve bunun için Serpent'le bir anlaşma yapar. Koruma karşılığında kızını geri verecektir. Ona bu kadar yakın olan kızın sırları vardır ve sırlar ortaya çıktıkça, Tarot onu asla babasına geri veremeyeceğini anlayacaktır. Jamie, neredeyse sıradan bir kızdır. Bir en yakın arkadaşı ve kendine göre bir eğlence anlayışı vardır. Bir barda çalışmaktadır ve bu yüzden, iş çıkış saati gece yarısını geçmektedir. Karanlık sokaklardan geçerek ve kestirmeleri kullanarak eve gitmek ister. Bilmediği şey ise, parkta karşılaşacağı durumdan sonra hayatının değişeceğidir. "Ne bir beklenti, ne de bir zorlama. Sadece bir itiraf. Geç fark edilmiş bir gerçek. Söylenmesi gereken bir söz."
All Rights Reserved
#12
kişi
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • ALTINDAĞ MAHALLESİ
  • LİNA
  • Gökyüzü
  • Gökçen Gerçek Ailem ( Bitti )
  • Balca
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • MİNEL
  • ALTIN KADEH
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines