Sonunda beklenen emir gelmişti. Fakat bu emir, sevdiğim adamın ölüm fermanını kendi ellerimle imzalamaktan başka bir şey değildi. Kulaklığımdan yükselen sese dikkat kesildim. "V ateş et! Neyi bekliyorsun? V ateş et! Şimdi hedefi vur!" ellerim titriyordu, sahnede tutkuyla son şarkısını söyleyen adama baktım, sevdiğim adama... "Yapamam" diye fısıldadım kulaklığıma. Fakat ardından duyduğum cümle kanımı dondurmaya yetti. "Eğer sen yapmazsan içerideki başka bir teşkilatın adamları yapacak, çek şu tetiği V!" Gözlerimden bir damla yaş süzülürken elim keskin nişancı tüfeğimin kabzasına gitti. Sevdiğim adama son kez baktım, onu sevdiğimi fısıldadım ve ardından tetiği çektim.
İsmail Furtuna belki bilmiyordu ama.
Kaderini ezeli bir düşmanlık bağlasa da kalbi çok önce seçmişti onu; yıllarca süren düşmanlık, Fadime'ye bir şey olma ihtimalini görünce bir anda anlamını yitirmişti sanki.
Ve İso, bilinçsiz de olsa, zihninin her köşesine yerleşen o düşman kızından öte hiçbir şeyi düşünemez olmuştu