BÜYÜK YEDİ.

BÜYÜK YEDİ.

  • WpView
    Reads 41
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 8, 2026
"Zamanın çok çok ötesinde çok yüce bir Ulkan yaşarmış, zamanların ve tanrıların ötesinde biriydi.Gözleri denizden maviydi, karanlıktan daha siyah ve geceden daha geceydi. Her bir yıldız ışığı saçlarına dokunurdu. Çoğu efendi kızını ona vermek için savaşırmış ona adak sunarmış. Çok ama çok ötelerde bu Yüce Ulkan bir söz verdi. Yüce Efendisine diz çökmüş, gözlerinde başka bıir parıltı parlamış, aşk yemini ederken, insanlıktan kaçınacağına, ona benzer hiçbir varlığa düşmeyeceğine ant içmişti. Bir Ulkan sözlerinin erdemli halidir, günahların ve iyimserliğin bedenidir dedi, Efendi onun puslu kıtalardan daha güzel görünen gözlerine. "Eğer verdiğin bu yemini bozarsan, seninle birlikte yedi yoldaşın kimseye verilmeyen yedi suçu üstlenecek, kimsenin kabul etmediği kahreden bir dünyaya da cezalandırlacaksınız, buna eminsen istediğin diyarın efendisi olacaksın. Ulkan başını kaldırdı, elleri savaşın ana zaferini taşıyan kılıcında, Yapmayacağım, dedi efendiye başını eğereki ince boynunu gösterirken, Aşk nedir bilmeyeceğim, insanlık nedir anlamayacağım."
All Rights Reserved
#298
evren
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ateşe Adanmış Ruhlar
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • 𝑩𝒐𝒏𝒏𝒊𝒆 𝒚 𝑪𝒍𝒚𝒅𝒆
  • Ölü Kralın Laneti
  • NARYA
  • TALYA
  • İkinci Şans/Bxb
  • AŞK 1 KERE ÖLDÜRÜR
  • ON İKİNCİ ALEV

Bazı sırlar vardır. Öğrenildiği anda insanı değiştirir. Ve bazı yaşanmışlıklar vardır. Akıl unutsa da yürek hiç durmadan hatırlatır. Aypare Ulusoy, ona ait olmayan bir dünyanın içinde boğulduğunda, yüreğine saplanan o sızıyla gerçekleri bulmaya çalışıyordu. Fakat her gerçek, onu benliğinden bir adım daha uzaklaştırıyordu. Gördüğü rüyalar artık rüya değildi. Duyduğu fısıltılar, dudaklarından dökülemeyecek kadar karanlıktı. Bir boşluğun hissizliğinde debelenirken, yalanların içinde rast geldiği tek bir doğruya tutundu: Alas Sipahi. Ateşe hükmeden ama yüreğine söz geçiremeyen o duygusuz hükümran... Yenilmez denilen o kalbin, tek bir ışık uğruna diz çökmesiyle tüm dengeler altüst olmuş; düzene çizilen sınırlar çoktan silinmişti. İntikam ve öfke aşkla harmanlandığında bu bir sonun değil, başlangıcın kehanetiydi. Yüzyıllardır saklı bu kehanet, kana bulanmış eller arasında fısıltı gibi yayılırken, kapana hapsolan gölgeler tek bir şeyi mırıldanacaktı: Kalp unutmazdı. Ve aşk alevlendiğinde, bazı ruhlar kül olmadan kavuşamazdı. ....

More details
WpActionLinkContent Guidelines