Karanlığa Beş Adım
"Hiç aşık oldun mu?"
Ayaz bir an duraksadı. Bakışlarının üzerimde olduğunu hissedebiliyordum. Derin bir nefes aldığını, o nefesin ciğerlerine dolarken çıkardığı sesi duydum. "Evet, oldum," dedi.
Sesi o kadar emin, o kadar sakindi ki kalbimin ritmi bir anda değişti.
Boğazımdaki düğümü yutkunarak çözdüm ve asıl merak ettiğim o soruyu fısıldadım: "Kime?"
"Sana."
Dünya bir anlığına durdu sanki. Kuş sesleri kesildi, rüzgar dindi. Şaşkınlıkla başımı çevirip gözlerine baktım. Şaka yapıp yapmadığını anlamaya çalışıyordum ama bakışları daha önce hiç görmediğim bir derinlikteydi.
"Nasıl yani?" diyebildim sadece. "Daha beni doğru dürüst tanımıyorsun bile. Nasıl bu kadar çabuk aşık olabilirsin?"
Hafifçe gülümsedi ama bu gülümseme dudaklarından çok gözlerindeydi. Bir insan gözleriyle gülümseye bilir miydi? Ayaz gülümsüyordu işte...
Elini göğsüne, kalbinin üzerine koydu.
"Sen benim çok eskiden beri içimde hissettiğim ama gelişi gecikmiş geleceğimsin," dedi tane tane.
Sesindeki o tuhaf şefkat içimi titretti. "Ruhumun çoktan tanıdığı ve sabırla beklediği o geç kalmış sevgiyi, ben şimdi sende buldum."
O an anladım ki, bazen birini tanımak için yıllara gerek yoktu; ruhlar zaten birbirini çoktan seçmiş olabiliyordu.
____
• Yetişkin içerik, Fantastik.
• Kan, ölüm, hakaret, piskolojik ve fiziksel şiddet, baskı içermektedir.
• Final olduktan sonra düzenlemeye alınacaktır.
Başlangıç tarihi: 01.09.2025
Hikayeyi başka bil platformda yayınlamak yasak.
Roman şahsıma mahsustur.
Okuduğunuz için şimdiden teşekkürler!
~Cabbarova Zeynep