Elias geri çekilirken sırtı, mutfağın kalbindeki o devasa çelik tezgaha çarptı. "Burada ne işin var? Kendi müzeni kapattın mı?" diye sordu Elias ama sesi titriyordu. Lorenzo cevap vermedi. Adımları ağır, baskın ve tehlikeliydi. Elias'ın üzerine bir gölge gibi çöktüğünde, ellerini çelik tezgahın soğuk yüzeyine dayadı. Elias artık tamamen kapana kısılmıştı.
"On yıldır," dedi Lorenzo, sesi Elias'ın kulağının dibinde patlayan bir gök gürültüsü gibiydi. "On yıldır bana o yüksekten bakan gözlerinle ne anlatmaya çalışıyorsun? Beni küçümsediğini mi, yoksa benden nefret ettiğini mi?"
Elias'ın nefesi daraldı. Lorenzo'nun sıcak vücudu, Elias'ın soğuk dünyasını istila ediyordu. Elias'ın elleri Lorenzo'nun unlu göğsüne dayandı; parmakları o sert, terli kumaşı sanki bir can simidine tutunur gibi kavradı. "Belki de ikisi de değil," dedi Elias, sesi bir itiraf kadar kısıktı. "Belki de sadece... bu kaba ellerin beni ne zaman susturacağını merak ediyordum."
- Oneshot | BL Kurgusu
All Rights Reserved