Bir inanışa göre kuşlar en yüksekte uçarmış. Gökyüzüne ait olan kuşlar Tanrı ve insanlık arasında mesaj ileten bir nevi melek görevi görürmüş. Bazen felaketi, bazen alameti, bazense mucizeleri müjdelerlermiş.
Kara bulutlar gelene kadar tabii.
Binlerce kuş arasından dört yavru kuş dikkat çekmiş. Esip gürleyen, yakıp kavuran, saçıp savuran dört kadın. Yeri gelmiş ağlamışlar, yeri gelmiş düşmüşler, yeri gelmiş yenilmişler ama asla kanatlarından vazgeçmemişler.
Onlar güçlü duran kırılgan kadınlarmış. Hepsi camdan yapılmış ama kırıldıklarında bir hançer misali saplanırlarmış.
Yalnız bu camdan keskin kadınların bir kalp kırıklıkları varmış. Hepsinin hayatına dokunan bir erkek.. Kadınların düzenini bozanlar varmış. Nefes kesenler, yeri gelince de nefes olanlar...
İşte Kadınlar böyleymiş. Ne var ne de yoklarmış. Maskelerinin arkasına saklanıp düzeni sağlıyorlarmış. Kalanlar ise sadece maskelerinin düşmesini bekliyormuş.
Bu dört koca kuş benliklerine bağlı ve ne olursa olsun umuda uçan kadınlarmış.
Tabii dediğim gibi... kara bulutlar gelene kadar...
~~~~
Onlar çığlıklarımızı duymadı mı?
Merak etmeyin biz de onlarınkileri duymayacağız.
~~
"Sen biraz daha sesini kesmezsen ben nefesini keseceğim!"
"Zaten kesiyorsun."
🥀🔥
"Sen benim annemi öldürdün!"
"Sen de her gün beni öldürüyorsun, be kızım!"
☀️🌙
"Sen diye hitap et bana."
"Ama sizsiniz."
"Ama biz olmak istemiyoruz."
♠️♦️
"Eve gitsene sen!"
"Evim sensin ya Karaliçem."
👑🪖
Başlama tarihi: 28/07/2026
İyi okumalar!
All Rights Reserved