NİZAMIN RUHU

NİZAMIN RUHU

  • WpView
    LECTURAS 24
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación vie, mar 20, 2026
"Nizam'a bir kez girdiysen, bir daha çıkamazsın." Sene 2083. Büyük Savaş'ın ardından tüm topraklar yıkıldı, yaşam yok oldu. Ya da öyle zannedildi. Hayatta kalanlar Anadolu'yu Kafkasya'ya bağlayan bir ülke kurdu; AETERNA. Aeterna'nın kalbi, yüce dağın üzerinde; iradenin çelikle dövüldüğü, duygunun bir zayıflık, her fısıltının bir ihanet sayıldığı o buzdan kale Nizam Akademisi. Firdevs Soykan omuzlarında görünmeyen tonlarca acı, ruhunda ise kendi fırtınasıyla Nizam'ın duvarlarını sarsacak yasaklı dokunuş. Aras Demir Adalı, Efsane Adalı, Eğitmen Adalı... Biri diz çökmeyi reddeden bir mahkum, diğeri ise kendini tamamen kaybeden bir yıkım. Nizam'da yankılanan her nefes, bir günahın ayak sesidir. İhanetle sadakat arasındaki o ince çizgi aşılırsa? Bir yanda verilmiş sözlerin ağırlığı, diğer yanda birbirine karışan solukların yakıcılığı. Kurtuluşun bedeli bu kadar ağırsa, kim masum kalabilir? "Senin cezan benim, benim kefaretim ise senin gözlerin."
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido