Londra kan kokuyor.
Cinayetler kusursuz. İzler neredeyse sanat eseri gibi bırakılmış.
Başkomiser John Watson için bu bir görev değil, bir takıntı. Çünkü karşısındaki adam sıradan bir katil değil. O, zekâsıyla polis teşkilatını küçük düşüren bir hayalet: Sherlock Holmes.
Her adımda Watson'a biraz daha yaklaşır.
Her cinayet, ona bırakılmış kişisel bir mesaj gibidir.
Bu artık bir kovalamaca değildir.
Bu bir satranç oyunu... ve taşlar kanlıdır.
Ama en tehlikelisi ne biliyor musunuz?
Avcı, avına âşık olmaya başlarsa kim kimi yakalar?
Todos os Direitos Reservados